2. KOSOVA ZAFERİ
Sultan 2. Murad komutasındaki 60.000 kişilik Osmanlı ordusu ile 70.000 kişilik Haçlı ordusu arasında 1448’de Kosova Ovasında meydana gelmiştir. Harb, 17 Ekim sabahı hafif çarpışmalarla başlamış, ancak ilk gün iki taraf da bir netice alamamıştır. İkinci gün, Haçlı ordusu kanatlardan saldırıya geçer. Bunu gören Sultan 2. Murad, merkezde yer alan birlikleri sabit tutup kanatlardaki askerlerine geri çekilme emri verir. Haçlı kumandanı Hunyadi János ise Osmanlılar'ın harbi terkettiğini düşünüp bütün askerlerine merkeze saldırmalarını emreder. Bunun üzerine Sultan 2. Murad, merkez birliklerine de geri çekilme emri verir, fakat bu bir harb hilesiydi. Çünkü sağ ve sol kanatlarda yer alan Anadolu ve Rumeli Beylerbeyliklerine bağlı kuvvetler ani ve hızlı manevralarla yeniden hücûma geçip Haçlı ordusunu çembere almayı başardılar. Mağlûb olacağını anlayan Hunyadi János kaçtı. 19 Ekim sabahı Haçlı ordugâhında kalan kuvvetlerin kurduğu son barikatlar da Osmanlılar tarafından aşıldı ve çok sayıda esir alındı.
SÜVEYŞ KANALI Kızıldeniz ile Akdeniz’i birbirine bağlayacak bir kanal projesi, ilk olarak Sokullu Mehmed Paşa devrinde ortaya atılmıştır. Ancak bir türlü hayata geçirilememiştir. Nihayet 1861 senesinde başlayan inşaat, 1869’da tamamlanabilmiş ve kanal hizmete açılmıştır. Kanalın uzunluğu tam 161 km’dir. Kanalın genişliği 70-125 m arasında değişmektedir. Derinliği 11-12 m'dir. Su kesimi 10,36 m'den fazla olan gemiler kanaldan geçemez. Dünyada kapakları olmayan en uzun kanaldır. Diğer kanallarla karşılaştırıldığında kaza oranı hemen hemen sıfırdır. Gece ve gündüz geçiş yapılabilir.
SULTAN I. AHMED
1603 senesinde 14 yaşındayken tahta çıkmış, 14 senelik saltanatının ardından 28 yaşında vefat etmiştir. Osmanlı Devletinin 14. padişahıdır. Sultanahmed Camii’ni inşa ettirdi. Aziz Mahmud Hüdayi Hz.’nden manevî eğitim aldı. Padişahların tahta çıkışında kardeş katli sistemini kaldırmış, yerine ekber ve erşed sistemini getirmiştir.
SULTAN ALPARSLAN
Asıl adı Muhammed’dir. 1029 senesinde dünyaya gelmiştir. Selçuklu Devleti’nin 2. sultanıdır. 1063’de tahta çıkmıştır. 1071’de Selçuklu ordusunun Bizans ordusunu Malazgirt’de yenmesiyle birlikte Anadolu kapılarının Müslümanlara açılmasına vesile olmuştur. Esir aldığı Bizans İmparatoru Romen Diyojen’in canını bağışlamış ve serbest bırakmıştır. 1072’de esir aldığı bir kale komutanı tarafından şehid edilmiştir.
ÇOBAN MUSTAFA PAŞA KÜLLİYESİ
Kaynaklarda Mimar Sinan tarafından inşa edildiği ifade edilen Külliye; cami, medrese, imaret ve Çoban Mustafa Paşa türbesinden meydana gelmektedir. Kocaeli’nin Gebze ilçe merkezinde yer alan külliyenin içinde bulunan caminin renkli mermer kaplamalarını ve bezemelerini; Çoban Mustafa Paşa, Mısır’da yaptırtmış ve getirtmiştir.
William Ewart Gladstone (1809-1898)
Hamza BERAT
Britanya Kraliçesi Viktorya zamanında Liberal Parti’den Ticaret Bakanlığı ve Sömürgeler Bakanlığı ile dört kez Başbakanlık yapan İskoç asıllı siyasetçi ve devlet adamı. 19. yüzyıl sonlarında Türkofobiyi ve Anti-Türkizmi Türklere, Osmanlı Devleti'ne ve Avrupa’daki ve Asya’daki Müslüman halklara karşı olan düşmanlık olarak, Britanya politikasında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı bir siyaset olarak ortaya atmıştır. İngiliz siyaseti bu döneme kadarki bir asırda Osmanlı toprak bütünlüğünden tarafayken, ondan sonra Osmanlı’nın küçük devletlere bölünmesi siyaseti benimsenmiştir. Rusların güneye inmesini engellemek için İngiliz çıkarlarına bağlı Ermeni devleti kurulması kararlaştırılmıştır.
Gladstone’un İslamiyete ve Türklere olan düşmanca sözlerinden biri de Sömürge Bakanı iken Avam Kamarası’da elindeki Kur’an-ı Kerim’i göstererek söylediği şu sözlerdir: “Bu Kur’an Müslümanların elinde bulunduğu müddetçe, biz onlara hakiki hâkim olamayız. Ne yapıp yapıp, bu Kur’an’ı sükût ettirip ortadan kaldırmalıyız. Yahut da Müslümanları ondan soğutmalıyız.”
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin, Van vâlisi merhum Tâhir Paşa’nın konağında misafir olarak kaldığı bir sırada gazetede okuduğu bu haber hayatında dönüm noktası oldu. Bu haber asrın imamının ruhunda fevkalâde bir te’sîr meydana getirdi:
“Ben de Kur’an’ın sönmez ve söndürülemez ebedi bir güneş gibi mucize olduğunu dünyaya ilân edeceğim” diye karar verdi. Hayatını bu da‘vâsı uğruna vakfetti ve telif ettiği Risale-i Nurlarla Kur’an’ın sönmez ve söndürülmez bir Nur olduğunu ortaya koyarak davasını ispat etti. |